0544 245 6365 / 0212 232 2526

trao

Yediden 77’e Kalça Hastalıkları

Doğumdan başlayarak kalça ekleminin pek çok hastalığı ile karşılaşmak mümkündür. Ancak bu sayfamızda en sık görülen kalça hastalıklarından bahsedilecektir.

Gelişimsel kalça displazisi (kalça çıkığı)

Doğum sonrası en sık gördüğümüz ortopedik kalça hastalıklarının başında gelmektedir. Görülme sebepleri; genetik (akraba evliliği), duruş bozukluğu ve doğum sonrası kundaklama olarak bilinmektedir. Erken tanı konduğunda tedavisi çok yüz güldürücüdür. Tanı ya çocuk doktorlarının şüphelenmesi veya doğrudan ortopedi uzmanları tarafından konur. Muayenede kalça etrafındaki cilt kıvrımlarının asimetrik olması, çıkık tarafın kısa olması, yana açılmada zorlanması ve kalçada bir klik sesi duyulması önemli bulgulardır. Ultrasonografi ile kesin tanı koymak mümkündür. Tedavide Pavlik bandajı ile çok iyi sonuçlar alınmaktadır. Ancak tanıda geç kalındığında çeşitli ameliyatlar gerekmektedir. İyi bir cerrahi ameliyatla da mükemmel sonuçlar alınabilmektedir.

Doğumsal femur kısalıkları

    Genel olarak doğumsal femur kısalığı olarak isimlendirilse de en ağır formu proksimal femur fokal yetersizliği (PFFD) olarak tanınmaktadır. Basit femur kısalıklarında tedavi sadece femoral uzatma ile yapılabilirken, PFFD vakaları çok daha ağır ve komplikasyona açık tedavi protokolleri gerektirmektedir. Bu hastalarda uzatma öncesi, bu hastalığa eşlik eden kalça ve diz patolojilerinin giderilmesi gerekir. “Süper hip” ve “süper knee” ismiyle Dr.Dror Paley tarafından tanımlanan cerrahi tekniklerle kalça ve diz patolojileri düzeltildikten sonra femura uzatma ameliyatları birkaç seansta yapılır. Çünkü bu hastalarda yaklaşık 25-30 cm’e varan kısalıklar bulunmaktadır.

Kazanılmış çocukluk çağı hastalıkları (Septik artrit, Perthes, Femur başı epifiz kayması)

    Çocukluk çağındaki kalça enfeksiyonlarına Septik artrit denmektedir. Genellikle kan yolu ile doğrudan bakterinin kalça eklemine yerleşmesi sonucu olmakla beraber, nadiren üst solunum yolu veya idrar yolu enfeksiyonu sonrası da görülebilir. Hastada yüksek ateş, kalça ağrısı ve topallama ile seyreden huzursuzluk tablosu vardır. Kan tetkikleri (Lökosit, CRP ve Sedimentasyon) çok yükselmiştir. Kalça eklemine yapılan ponksiyonda bakteri görülmesi ve mikrobun laboratuar ortamında üretilmesi ile kesin tanı konur. Tedavisi cerrahi drenaj ile eklemdeki enfeksiyonun dışarı boşaltılmasıdır.

Çocukluk çağı kalça hastalıklarından en sık görüleni Perthes’dir. Bu hastalıkda sebep tam olarak bilinmemektedir. Ancak 4-8 yaş arasında sık görülmektedir. Hastalığın 4 evresi olup yaklaşık 1.5-2 yıl devam etmektedir. Sinsi bir kalça ağrısı ve yürümede aksama ile başlar, hastalık ilerledikçe kalça bölgesi kaslarında kontraktür ve kısalık oluşur. Bu dönemde kalça büyüme plağı tam olarak etkilenir. Hastalık nadiren kendiliğinden hiçbir sakatlık bırakmadan iyileşebilir. Genellikle büyüme plağı zarar gördüğü için, kalça ekleminde yarı çıkık veya çıkık olabilir. Bu sebeple, hastalık bitene kadar mutlaka ortopedi uzmanı kontrolünde takip edilmelidir. Hastalığın erken döneminde, kalça çevresi egzersizler verilir. Geç dönemde ise cerrahi tedavi ile femur başı ile asetabulum arasındaki ilişki tekrar düzeltilir.

Bu çağda görülen önemli hastalıklardan bir diğeri Femur başı epifiz kaymasıdır. Genellikle endokrin hastalığı olan bu çocuklarda, basit bir travma sonrası baş kısmı boyun üzerinden yana kayar. Sinsi başlangıçlı kalça ağrısı ve topallama ilk bulgulardır. Hastalık ilerledikçe ağrı azalır, ancak kalçada geri dönüşü olmayan harabiyet olur. Bu sebeple erken tanı koymak önemlidir. Röntgen ile özellikle yan grafide tanı kolaylıkla konur. Tedavisi ameliyat ile baş boyun ilişkisini düzeltmek ve tekrar kaymasını önlemek için çivilemektir.

Femur başı avasküler nekrozu

    Yetişkin yaşlarda görülen önemli kalça hastalıklarından birisidir. Hastalığın sebebi tam olarak bilinmese de, çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan kortizon alımı en bilinen sebeptir. Bunun dışında kemik iliği ödemi, aşırı alkol ve sigara tüketimi, lipid depo hastalıkları ve orak hücreli anemi gibi bazı kan hastalıklarında daha sık görüldüğü kabul edilmektedir. Tanı erken evrede sintigrafi ve MR ile konur. Hastalığın 4 evresi bulunur. Tedavisi de bu evreye göre değişmekle beraber, en ağır evrede total protez yapılmaktadır.

Femoro-asetabuler sıkışma

    Asetabulumun ön kenarı ile femur başının antero superior yüzeyi arasında hareket sırasında meydana gelen sürtmeye femoro asetabuler impingement (sıkışma) denmektedir. Asetabulum  (pincer) veya femur başı kaynaklı (cam) tipte lezyon olabilir. Bununla birlikte bu hastalarda labrum yırtığı da sıklıkla görülebilmektedir. Tedavide artroskopik veya açık cerrahi yöntemle sıkışmaya sebep olan yapılar çıkarılır.

Kalça kırıkları

    İleri yaş hastalarda kemik erimesine bağlı kemikler mekanik direncini kaybettiğinden, en küçük bir travmayla kalça ekleminde kırıklar meydana gelebilmektedir. En sık görülen kırıklar femur boyun kırıklarıdır. Sıklıkla evde halıya takılma veya banyoya girip çıkma esnasında meydana gelir. Tedavide kemiğin kaynaması için osteosentez yöntemleri uygulanmakla beraber, genellikle kaynama problemleri görüldüğünden daha çok protez konması tercih edilmektedir. Bu yaş grubu hastalarda, önleyici olarak evde halıların toplanması, banyoya ulaşımın kolaylaştırılması gerekir.

Koksartoz

    60 yaş üzeri hastalarda en sık gördüğümüz hastalıkların başında gelmektedir. Hastalık sebebi tam olarak bilinmemekle beraber; genetik, beslenme alışkanlıkları, çevre faktrörleri ve yaşam tazının etkin olduğu kabul edilmektedir. Bunun dışında bazı romatolojik hastalıklar, kan hastalıkları, metabolik hastalıklar ve travma sonrası da kalça ekleminde artroz (halk arasında bilinen tabirle kireçlenme) meydana gelmektedir. Hastalığın patolojisinde eklem kıkırdağında harabiyet olması yatmaktadır. Bu yaş grubu hastalarda, uygun vakalarda kemik yönlendirme ameliyatları yapılmakla beraber, sıklıkla protez konulması tercih edilmektedir. Günümüz modern teknolojileri sayesinde, protezler hastaya hem çok rahatlık sağlamakta hem de uzun yıllar hizmet etmektedir.